21 Ağustos 2012 Salı

Neden sen neden.

Dün gece rüyamda çok ilginç bir şey gördüm. Elbette ki size anlatacağım :D

Holden Nowell diyeceğim çoğunuz kim o diyeceksiniz, Carly Rae Jepsen-Call Me Maybe şarkısnı çoğunuz biliyordur. Ordaki o afet çocuuk. Benim bu çocuğa karşı aşırı bir takıntım oluştu. Çünkü o çok harika, vücudu güzel, gözlerinde kaybolmak istiyorum........ Tamam geldim kendime. Her neyse dün gece arkadaşla onun hakkında konuşuyorduk. Çok taş olduğu falan neyseee... Sonra yattım yatağıma. Biraz uykusuzluk çekiyordum. Uykuya daldım. Rüyamda uyanıyordum çok fazla ses duyuyordum. Sonra dışarıya çıkıyordum Holden bağırıyordu sürekli. Bende çıkıp neden bağırıyorsun uyumaya çalışıyorum diye ona bağırıyordum. Sonra bağırarak tartışmaya başladık. Ve bir anda beni öpüyordu.(Ahhh......) Ve hiç karşılık vermiyordum. Çünkü bende onu arzuluyordum. Binanın giriş katında merdivenlerde oturuyorduk. Sarılıyorduk falan sonra bodruma iniyoruz. Yatak odası gibi bir yere geçiyoruz. Sonra bir anda nasıl oluyorsa üst üste duruyoruz yerde. Biraz zorla ama hoşuma gidiyor. Sonra tam sevişmeye başlayacakken bu benim ilkim diyorum. Sen kendini sıkı tut korkma birlikte olacağız bundan sonra diyor. Bir anda kalkıyorum ve ben bunu yapamam üzgünüm olmaz falan diyorum. Sonra kalkıp merdivenlere geçiyoruz yine. Sarılarak oturuyoruz kucağındayım. Tam öpüşecek iken uyanıyorum... Ve sadece bir rüya olduğunu anlamak baya koydu hanii. Tekrar tekrar uyuyup o rüyayı görmeye çalıştım ama olmadı...

Sanırım fazla taktım o çocuğa bilmiyorum. Ama sanki mükemmeliyetin birleşimi onda. Anlamıyorum. Şimdiye kadar hiçbir ünlüyü bu kadar takmamıştım. Hele ki bir modeli. Bir gün sürer benim hayranlığım ama Holden neden öyle olmadı anlayamadım...   (Hala Holden'ı merak ediyorsanız resimdeki o meteor varlık.)

19 Ağustos 2012 Pazar

Bir gün daha.

Bugün baya kötü bir gün geçirdim.

Sürekli annemle kavga ettim. Hani şu annesine her şeyini anlatan çocuklar var ya. Onlara o kadar imreniyorum ki. Nedense ben benimkine soru sorunca bile kavga ediyoruz.

Her gün her saat kavga ediyoruz bilmiyorum neden. Sanki sırf benimle kavga etmek için yaşıyor. Hayatını benle nasıl kavga edeceğini planlıyormuş gibi geliyor.Bir de ağlamıyor mu? İyice vicdan azabı çekiyorum. Sanki sen acı çeksen yeter dermiş gibi. Hani bir köpek istediğini almak için şekilden şekle girer ya aynen öyle.
Bugünde aynı şeyi yaptı. Yine kavga ettik dışarı attım kendimi. Yaklaşık bir paket sigara içtim. Bir yandan da arkadaşla konuştum. Ben çok bağımlı değilimdir sigaraya ama bugün dozajı kaçırdım. Sanırım fazla dolmuşum sıkıntılarla arkadaş sağ olsun sürekli dinledi beni. Eve çok rahat ve mutlu geldim. Ama yine kavga ettik dediğim gibi zevki kadının.
Bazen insan konuşabileceği bir insana ihtiyaç duyar. Kötü gününde yanında sıkılmadan seni dinleyebilecek ve sıkıntına çözüm bulmaya çalışacak bir arkadaş lazım herkese. Eğer öyle birine sahipseniz onu sıkı sıkı tutun. Çünkü gün gelecek birbirinize çok ihtiyacınız olacak.

-Sanırım burayı arada günlük arada da biriken duygularımı anlatmak için kullanacağım. Böylesi daha iyi olacak. Hem insanlara öneri de tavsiyeler de ve öğütlerde de bulunacağım. Evet, sizi çok seviyorum okuyucularıım. XOXO.

14 Ağustos 2012 Salı

A WALK TO REMEMBER.


















Bugün o mükemmel olan film "A Walk To Remember"ı izlemek istedim. Beni ağlatan o harika filmlerden biri. Ne yazık ki açılmadı. Ama akşam bulacağım ve izleyeceğim. Bu filmi daha öncede izledim. Tekrar tekrar izleyip bıkmayacağım bir filmdir. Eğer ki izlemediyseniz büyük şey kaçırıyorsunuzdur. İzlemediyseniz şimdi ne yapıyorsanız bırakın ve o filmi izleyin. Aşkın güzelliği böyle anlatılabilir miydi bilemiyorum..

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Sen aşk nedir biliyor musun ?

Biliyor musun sevgili? Kırmızıyı çok severim. Neden mi? Kırmızı her zaman farklıdır. Asildir, duygusaldır,güçlüdür ve aşktır.Aşktır beğendiğim için değil, insanlar kırmızı aşkın rengidir derler. Sen buna inanıyor musun? Bence inanmalısın. Peki aşk nedir bilir misin sen? Sürekli yanında olmak istemek değildir, sürekli onu hayal etmek değildir veya sürekli onun için göz yaşı dökmek değildir. Aşkın mesafesi yoktur ki. Eğer ki aşkın güçlüyse onun hissettiğini hissedebilirsin, bu yüzden yanında olmasına gerek yoktur. Onun suratının gülümsemesi bile senin için yeterlidir. Hayal etmene gerek yok, 1 mesaj bile yeterli olacaktır onun hayalinin yerine geçmesine. Ve ne için ağlıyorsunuz ki? Size mesaj atmadığı için mi, ilgilenmediği için mi yoksa başka bir kıza baktığı için mi? Aşk mutluluk demektir göz yaşı değil. Bunu da kafanıza sokun.

Siz yüzünü görmediğiniz birine aşık olabilir misiniz? Ben sesini duyduğum birine aşık oldum. Size çok saçma geliyor değil mi? Nasıl olur böyle bir şey? Çok saçma diyorsunuz kesin. Ama değil. aşk budur. Görünüşe değil, kişiliğine aşıktım ben onun. Elbette ki bana da zor geliyordu nasıl bir şey olduğunu bilmemek, ona sarılamamak, kokusunu içime çekememek, o güzel yüzüne dokunamamak veya gözlerinde kaybolamamak.. Ama deli gibi seviyordum işte elimde olmadan bıkmadan. Sesi sayesinde bir şeylere benzetmeye çalışıyordum. 5-6 ay böyle geçip gitti.. Neden ayrıldık hatırlamıyorum. Ama çok çektim unuttum desem de herkeste biraz ondan buluyordum. Böyle uzun süre geçti gitti. Onu yine buldum. Bu sefer neye benzediğini biliyordum. Tekrar tekrar ve tekrar aşık olmuştum. Mutluyduk ama olmadı yine..

Bir de karşıma geçip aşkın ne olduğunu bana mı anlatıyorsunuz? Ben aşk nedir bilmiyorum mu? 2 kere düşünün lütfen. Ve eğer sevgiliniz sizinle ilgileniyorsa onu kaybetmeyin. Sonra çok üzülürsünüz..

Günlük.

Sanırım ben ancak akşamları yazabileceğim...Bazen asosyal gibi evde otururum. Ancak o zamanlarda gün içinde yazabileceğim sanırım.

Her neyse..
Gününüz nasıl geçtii bugüünn? Sıcaktı hava değil mi? Çok değildi sizin için. Ben kıyafetlerimi bavula koyduğumdan tüm askılılar falan bavulda ve ben uzun kollu gömlek ve pantolonla gezdim bir an o beyaz ışığı gördüğümü sandım.. Ve aldığım en kötü haber ise Bodrum için topladığım bavul boşuna galiba.. gidemeyeceğim sanırım.. Onu da geçtim bugün çok kötüydü ya.. İnanabiliyor musunuz sigaram yoktuu? Cafedeki arkadaşlar sağ olsun verdiler.. Çok fenaydıı...

Artık hep günümü size 1 yazıyla anlatacağıım.

12 Ağustos 2012 Pazar

hihihihiih

Üzgünüm bebiklerim. Çok yorgunum daha fazla yazamayacağım yarın söz yazıcam ama. Sizi seviyoruum Iyi geceleer, tatlıı rüyalaar.:*

...







   Çok seksisin güzelim seni istiyorum. Benim olur musuun ?

En güzel an.


Sonsuzluğu anladığımız o güzel an. Oturup saatlerce izleyip dinleyebileceğim mükemmel manzara.

Hayata Bakış.

   Hayat.. Çok farklı bir kavram. Her insan için anlamı farklıdır. Kimisi için acı dolu, kimisi için boş eğlenmek için, kimisi içinde sanki bir hediye. Benim için ne demek olduğunu bilmiyorum. Ama acı dolu değildir her acı da bir mutluluk bulur kendimi teselli ederim. Mutlu olmak için hep bir sebebim vardır. Eğlenirim her türlü ama her zaman halime şükrederim. Ne olduğunu anlamıyorum ama bundan mutluyum. Zevk alıcaksın hayattan arkadaş. Bu hayat senin üzülüp acı çekmen için yok.  Dur, düşün ve her şeyi unutup GÜLÜMSE.

Değişik gün.

Nasılsınız güzelleriim ?

Bugün değişik bir gündü bana göre. Sabah çok mutlu oldum çünkü yağmuru çok severim. O her damla benim için bam başka güzel bir histir. Siz yağmuru sever misiniz? Sevmeyenleri anlamıyorum, ıslandığınız için mi, saçlarınız bozulduğu için mi? Her neyse size kalmış bebekleriim.

Çoğunuz maçı izlemiştir diye umut ediyorum. Şimdi fanatik halimle yazmayacağım çünkü insanları yargılamaya hakkım yok. Maç güzeldi, ve hak ederek oynayıp kazandık. Bundan anlayacağınız gibi ben fanatik bir GALATASARAYlıyım. Tüm Fenerbahçeli arkadaşlarıma geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Ve lütfen bahaneler arkasına saklanmayanız. Daha fazla bu konunun üstüne gidip polemik yaratmayalım.

Siz ne yaptınız bugün? Aaa aklıma gelmişken bugün Marmara Forumda alışveriş yapıyordum ve 1-2 eşkiyanın kavga yarattığını gördüm. Nazik bir bayan karşılık verince gözü döndü pislik herifin. Bayanın kocasıyla kırolar kavga etmeye başladı yumruk yumruğa. Kimse tutamadı. Mağzanın sahibi de kavgaya karıştı. Olay büyüktü bende haksızlığa dayanamayan bir insan olduğumdan duramayıp karışıcaktım afedersiniz de götüm yemedi :D Çünkü herifler çok öküzdü. Annemle geziyordum, annem de beni tanıdığından panikle kavgayı arıyordu ben var mıyım diye arada o kadar manyakmışım annem baya korkmuş :D Lütfen öküz insanların haddini bildirelim bugün gerçekten sinirlendim. Eşşek sudan gelinceye kadar dövmek lazım bunları. Neyse sakinim....

Bugün evde olmadığımdan yazamadım bebiklerim üzgünüüm. Şimdi biraz yazmayı deneriim öpüldünüüz.

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Sigaramın bile değersiz kaldığı o an..

Canımı yakmak hoşuna mı gidiyor? Ümit vermek elbette ki kolay. Hele de seni seviyorsam çok da güzel kanarım. Sigaram bile mutlu etmiyor beni. Nasıl canımı bu kadar acıtabiliyorsun anlamıyorum. Senin için her şey çok basit değil mi? Ama benim için değil.

Keşke zevk aldığından değil de sırf kıskandırmak için olsa bu yaptıkların. Belki o zaman daha az acırdı canım. Benimle konuşurken nasıl da öyle içten gülümsüyorsun, neden biraz daha mutlu ediyorsun beni. Mutlu olmak istemiyorum senin gülüşün sayesinde.. Senden vazgeçmek istiyorum. Çünkü bağlanacak bir insana ihtiyaç duyuyorum. Ve sen çıka geliyorsun bir gülüşünle benim tüm muhtaçlığımı gideriyorsun. Lanet olası gülme öyle, çok güzel gülümsüyorsun! Her kelimende benle ilgileniyor gibi konuşma seni sefil yaratık! Daha da bağlıyorsun kendine.. Sonra hemcinslerime karşı ilgi gösteriyorsun.. Sende hiç acıma duygusu yok mu? Sana sevgimi gösteremiyor muyum? Sorun bende elbette ben mazoşist bir insanım. Bana acı çektirmen hoşuma gidiyor. Çünkü o lanet gülüşünü görmek bile içimi ısıtıyor.. Yapma uzak dur benden, daha fazla bağlama kendine....

Zor geçen her gece.

                                 
Nasılsın sevdiğim adam? Bugün de başını yastığına koyduğunda beni düşünmeyecek misin? Bu gece de iyi geceler mesajımı bekleyemeyecek misin? Ama ben seni düşüneceğim. Ve evet, mesajını bekleyeceğim ama sadece gece değil her an her saat bekliyorum.

 Bugün yine bok bir gece. Neden mi? Yine yalnız uyuyacağım. Yine isteksiz olarak bir kaç damla gözümden akacak. Yine gözlerimi kapatmadan önce senin hayalinle uyuyacağım. Belki de o kadar kötü değildir. Seni yanımda görebileceğim ne de olsa. Hep istediğim gibi yine kokunu içime çekebildiğimi hayal edebileceğim. Yine kollarının arasında sakin bir keman melodisi dinlermiş gibi hissedebildiğimi hayal edebileceğim.. İki kişi gibi değil, tek bir birey gibi olabiliyoruz hayallerimde. Çok şey mi istedim senden? Çok sev beni mi dedim? Sadece hep sev istedim. Bunu niye çok gördün bize?

Her neyse yine saçmaladım gece gece. Sen gelmeyeceksin, ben yine yalnız uyuyacağım. Ve sen fark etmesen de ben yine seni bekleyeceğim. Çünkü ben bir malım, olmayacak bir şey için defalarca dua ediyorum.
   Sanırım yazdığım çok kötüydü. Yazmayı bırakıyım mı sizce 2-3 yoruma bile rağzıyım lüüüttfeeeeennn....

Bu gözlüklere karşı özel bir takıntım var. Ne yazık ki bana yakışmıyor... Olsun hep güzel bu gözlük hihihihi 

Hey sen oradaki.. Gel de bir bak dostuum.

Merhabaaa.

      Kendimden bahsetmekle zaman harcamak istemiyorum. Zaten benim görüşüme göre; İnsanların adını veya kendisi hakkında bilmek pek bir şey değiştirmez. Bunu tanımlamak için ünlü bir yazar olan Shakespeare'den alıntı yapmak istiyorum: "Adın ne değeri var ki? Gül dediğimiz şeyin, adı başka olsa da gene güzel kokardı." Neyse konudan uzaklaşmayalım, bu benim ilk yazı deneyimim zaten iyi olmasını beklemeyiin. İçimi dökmek için yazıyorum. Fazla ciddi oldum sanırım...


     Hadi sıkıcı şeyleri geçelim. Fazla deli bir insanım. İlginç şeyler denemeyi severiim. İnsanların denemeye cesaret edemeyeceği şeyleri. Üzülmeyen bir insanımdır. Bazen dayanamam ne de olsa bende insanıım. Fazla odunumdur kendi ilişkilerimde ama içimde baya romantik insanımdır şimdi. Gerçekten farklı biriyim megolomanlık olmasın ama tanımaya değer biri olduğumu düşünüyorum.  :D  Eğer ileri ki zamanlarda yazılarımı okursanız belki nasıl biri olduğumu zamanla anlarsınız (Yazmaktan sıkılıp bırakabilirim de ama bu ihtimali düşünmeyin :D ).


  Müzikten konuşalım birazdaa.. Çoğu insanın bir kesinliği vardır. Mesela; Rock dinleyenler Rap dinlemez gibi. Bence çok saçma. İnsan dinledikçe içinde bir his oluşturduğu sürece her türlü müzik dinlemelidir. Ben klasik müzik çok severim. Ama Black Metal da dinleyebilen biriyimdir. Ama genel de dans edilebilcek ve popüler şarkıları severim. Sürekli yeni şarkılar veya yeni sanatçılar keşfetmeyi severim. Mesela size sevdiğim gruplara örnek vereyim; Guns N Roses, Simple Plan, Maroon 5, Train vs..  Sanatçı saymak istemiyorum çünkü bu baya uzun sürebilir..  Sizi mutlu ettiği sürece her türlü müzik tarzını dinleyin veya yeni tarzlar deneyin ki yeni şeyler keşfediin.


Hadi müzik aletlerinden bahsedelim. Bence ne olduğu fark etmese de bir müzik aleti çalan insan her zaman çekicidir. En klasiğinden gitar, her zaman özel ve farklıdır. Çaldığınız gitarın türüne göre farklı bir kitleye hitap edersiniz. Size bir şey anlatıyım; Ben 5 yaşındayken oyuncaklarımla oynuyordum. Televizyonu açmıştım o zamandan bu yana bir müzik aşkım vardı. Kanallarda geziyordum, rastgele bir kanal açmıştım. Duyduğum o sesle büyülenmiştim. Sanki hiçbir şey beni o sesi dinlemekten alıkoyamazdı. Mükemmeldi, başka bir evrenden geliyordu sanki. Ekrana baktığımda gördüğüm şeyler; Bir Yan Flüt ve bir Arp'tı. Baştan çıkarılmıştım. O aletleri tutuşları ne kadar nazik ne kadar büyüleyiciydi hiç unutmuyordum. O ses bam başkaydı. İleri ki zamanlarda gitara merak salmıştım. Ama o da bir süre sonra sıkmaya başladı. Çok uzun süre sadece müzik dinliyordum. Bundan bir yıl önce sokakta gezerken birinin Yan Flüt çaldığını gördüm ve tekrar aşık olmuştum. O akşam aileme yaptığım baskı sayesinde Yan Flüt dersleri almaya başladım. Flütümü tutarken desteklediğim parmağım acısa da benim için bir şey ifade etmiyordu. Her notayı çalışımda bam başka hissediyordum. Hiçbir zaman sıkılmıyordum. Bazen çalamadığımda o kadar moralim bozuluyorki sanki Flütümle arama bir şey giriyor gibi. Ama çalıştıkça düzeltmeye çalışıyorum.  İşte hayatımdaki en önemli anılardan birini öğrenmiş oldunuz. Müzik kısıtlı bir alan değildir. Hayal gücünüzün bile erişemeyeceği güzellikleri vardır, bunları keşfetmekte size kalır.


   Yazılarımdan da anlamış olacağınız gibi "Müzik" benim hayatımın en önemli parçasıdır. Belki size saçma gelir ama benim dinlediğim müziğe göre hayatımın düzeni işler. Eğer hüzünlü bir tür dinliyorsam mutlaka üzücü bir şey olur,eğer beni mutlu edebilecek bir tarz olursa(genelde bu tür dinlerim) kesinlikle çoğu şey yolunda gider. Müzik dinlemem nefes almamla aynı değerdedir benim için. Böyle bir bağımlılığım vardır ve sevdiğim şeyleri müzikle ilgili şeylere benzetmeye bayılırım. Bu benim kendimi ifade etme şeklimdir. Çoğu insan bunu saçma bulur ama bence değil :)


Daha fazla sıkmayayım sizi. Daha bu ilk yazı diğer yazılarımda daha fazla şeyden bahsederim. Okuduğunuz için teşekkürleer :)